Eğer….

ifEğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum…

Rudyard Kipling

(Şiirin orjinali için tıklayın)

1 Yorum

Kategorisi finansal özgürlük

Siz ne teklif edebiliyorsunuz?

special offer Satış teklif ile başlar.

Sanırım bu genel yaklaşıma çoğunluğumuz itiraz etmeyiz. İlgilendiğiniz ya da ilgilenebileceğiniz bir ürün ya da hizmet için farklı yollar ile “teklifler” sunulur size. Hepsi direkt olarak sizi hedefliyor olmayabilir ancak siz farkında olarak ya da olmayarak bu teklifler ile karşılaşıyorsunuz. Aşağıdaki yollarla;

  • Açık, doğrudan, resmi teklif mektubu,
  • İlan ya da reklam (basılı, görsel, işitsel, internet kanalı..),
  • E-mail / SMS mesajı,
  • Hatır / rica,
  • Sözlü teklifler, tavsiyeler….

Eğer teklif, ilgi alanınızdaki bir mal ya da hizmete aitse ve diğer şartlar uygunsa satış gerçekleşir. Yok eğer ilgi alanınızda olmayan bir konudaysa, basitçe, görmezden gelirsiniz.

Esasında network marketing işimizde, biz de bir teklif sunuyoruz sizlere:

Ancak bu teklif üzerinde görüşmemiz gerekli. Esasında aradığımız siz misiniz ya da yukarıda bahsettiğimiz gibi bu teklif sizin ilgi alanınızda mı bunu şu an bilmiyoruz, ancak öğrenmemiz için kendinize bir şans tanımanızı arzu ediyoruz.

İlgileniyorsanız,

Alternatif bir gelir kaynağı, hayatınızda oluşturmak isteyebileceğiniz bir B planı, üretken tüketici konseptini anlayarak harcarken kazanma şansı, yalnızca bu işte değil; diğer tüm işlerinizde de kişisel gelişiminizi sağlayacak sürekli eğitim olanağı, networking sayesinde çevre edinme, geliştirme ve bunu pozitif avantaja çevirme fırsatı ve diğer başkaları bu teklifin içinde.

İlgilenmiyorsanız,

Okuduğunuz bu sayfa zaten çoktan kapanmış olmalı!

Benim kişisel olarak bu işe başladığım günden beri en keyif aldığım nokta ise şu:

Bana bir teklif ile gelen herkese benim de teklif edebileceğim bir şey var! Bu harika bir duygu.

Daha da harikası şu, bana ilgi alanımda olmayan bir ürün satışı yapmaya çalışan kişilere ben de ürün teklif ediyorum. Sunduğum ürün ile ilgilenirse müthiş, satış gerçekleşiyor. Yok eğer ilgilenmez ise bir daha kendi ürününün sözünü bile etmiyor :) Ben asla bazı networker dostlarımızın -yanlış- yaptığı gibi, ısrarcı olmadığım halde!

Peki siz ne teklif ediyorsunuz?

2013 yılında yalnızca yeni bir yıla değil, yeni bir fırsat denizine yelken açmaya ne derseniz?

Size özel teklifimizi değerlendirmenizden memnun olacağız. İncelemek için resime tıklayın lütfen.

Yeni yılda, yeni hayaller, sağlık, mutluluk ve sonsuz başarı sizinle olsun.

Mutlu yıllar!

Yorum yapın

Kategorisi finansal özgürlük

Kendinize bir iyilik yapın

sizi onemseyen bir is modeliNetwork marketing işine yaygın katılmama gerekçelerinden birisi “bu iş için zamanım yok” gerekçesiydi, bunu daha önceki şu yazıda incelemiştik.

Bir diğer gerekçe ise “ben o işi iyi biliyorum” yaklaşımıdır.

Bu yaklaşım 2 türlü gelebilir:

Birincisinde, iş teklif edilen kişi direkt olarak kendisi bunu belirtebilir, çevresinde bu iş ile uğraşan tanıdıklarının yaptığı faaliyetleri göz önüne alarak.

Ya da ikincisinde çevresinde güvendiği, yakın ilişkide bulunduğu, önem verdiği insanlara sorar ve onlar kendisine bunu söylerler.

Her iki durumda da “ben o işi iyi biliyorum” diyerek kendinizi kapatıyorsanız, fırsatı kaçırıyor olabilirsiniz.

Size; incelemeyin, araştırmayın, size anlatılanları ve sunulanları akıl süzgecinizden geçirmeyin demiyoruz. Aksine, bunları yapmadan sakın katılmayın!

Çevrenizde işi danıştığınız ve sizi negatif cevaba yönlendiren insanlar da esasında bunu kötü niyetle yapmıyorlar, eminiz size destek olmak için kendi bildiklerini anlatıyorlar.

Ancak sorun şu. Acaba gerçekten biliyorlar mı?

Tıbbi bir konuda tedavi almak için çevrenizdekilerin yorumlarını mı önemsersiniz, yoksa o konuda uzman doktorun mu?

Hukuki bir sorunla ilgili avukata mı danışırsınız, ben o davaları çok iyi biliyorum diyen komşunuza mı?

Araba kullanmayı öğrenmek istiyorsanız, hayatında hiç araba kullanmamış çok sevdiğiniz birinin yorumu ne kadar güvenilir olabilir?

O sebeple gelin kendinize birkaç iyilik yapın:

  • Çevrenizde iş ile ilgili olumsuz konuşan kişilere gereğinden fazla kulak asmayın, bunu kendiniz irdeleyin.
  • Doğru bildiğiniz yoldan şaşmayın ama konunun uzmanlarına mutlaka danışın. Şunu unutmayın, ancak SİZ, nereye gittiğinizi biliyorsanız size yardım edebilecek birileri çıkacaktır karşınıza.
  • Yanlış ya da yetersiz bilgi ile sizi başarı yolunuzdan çevirecek, inandığınız yeni bir başlangıca adım atmanızı engelleyecek kişilere gerektiğinden fazla değer vermeyin. Aklınızdan çıkarmayın, bu kişiler SİZ’den daha değerli değiller. Kendi hayatınız için kendi seçimlerinizi yapın ve harekete geçin!
  • Unutmayın, sahip olduğunuz tüm güzel şeyler sizin hakkınız! Daha fazlasını elde etmek sizin hakkınız! Kendinizden önce başkalarını düşünerek, “başkaları ne der?” korkusuyla harekete geçmeyerek en çok kendinize zarar veriyorsunuz.

Uçakta hava basıncı düşerse neden bebeğinizden önce kendi maskenizi takın derler?

Cevap basit, siz önce kendinizi kurtaramazsanız, sevdiklerinize de faydalı olamazsınız da ondan!

O zaman gelin kendiniz için, sevdikleriniz için, birçok başka önemsediğiniz insanın hayatına dokunmak için bu farklı adımı atın ve bize katılın.

Çünkü gerçekten, yazının başındaki resimde gördüğünüz gibi sizin başarılı olmanızla yakınen ilgileniyoruz!

1 Yorum

Kategorisi network marketing

KFC’nin başarı hikayesi

Bu yazı takımımızda üst sıra sponsorumuz Dr. Serkan Özkul tarafından ilk olarak kendi linkedin grubunda yayınlanmıştır. 

uretken tuketici kitap gorsel

Kentucky Fried Chicken” in başarı hikayesi

Oturma! Harekete geç :)
“ Otoyolun kenarında bir lokantası vardı. Otoyol başka bir yere taşınınca lokantası iflasın eşiğine geldi. Ama o endişelenmedi, paniğe kapılmadı. Yeni bir lokanta açmak için sermayesi yoktu. Sadece cebinde en iyi piliç tarifi vardı ve kendine ortak olabilecek bir lokanta arıyordu. Sanders 20 lokanta dolaştı ama ortak bulamadı. 200. lokanta yine kabul eden yok. Ama o pes etmedi. “bulacağım” diyordu. “benimle iş yapacak lokantayı bulacağım!” Amerika’yı eyalet eyalet dolaşıyor, arabasında geceliyordu. 900-1000 derken sonunda 1009. lokanta Sanders’in projesiyle çok ilgilendi. Sanders’ın anlattıklarından etkilenmişti ve ortaklığa “evet” dedi. Bu lokanta “Kentucky Fried Chicken” efsanesinin yazılmaya başladığı lokantadır. Eğer yolunuz bir gün Kentucky Fried Chicken’e düşerse tabelanın yanındaki o tonton amcaya dikkatli bakın. “

Başarı düzenli birikimlerin ve sistemli çalışmaların ürünüdür. Sanders en iyi pilici yapacak kadar bilgilerini biriktirmişti ve 1009 lokantayı sistemli çalışarak dolaşmıştı. Sanders başardı. Ya biz? Başarmak istediğimiz konular için ne kadar emek veriyoruz. Başarmak istediğimiz konulara ne kadar yatırım yapıyoruz ?

Aynı ölçüde maddi ve manevi zenginliği sadece “Üretken Tüketici” kavramını hayata geçirerek elde edebileceğinizi kaçımız biliyoruz?

Oturma! Harekete geç :)

Yorum yapın

Kategorisi network marketing

Başarılı işlerin 4 ortak özelliği

Analiz/Çözüm/İşlem/Hedefler/Takım Çalışması/Vizyon/Satış = Başarı

Analiz/Çözüm/İşlem/Hedefler/Takım Çalışması/Vizyon/Satış = Başarı

Başarılı insanların ortak özelliklerine daha önce değinmiştik. Network marketing işinde başarıyı ise 6 yazıdan oluşan bir seride yazmıştık.

Şimdi gelin, dünya çapında büyük başarılar elde etmiş, servetleri milyon dolarlar ölçülerinde ifade edilen network liderlerinin tanımıyla, başarılı işlerin ortak özelliklerine bir kez daha göz atalım ve bu sayede network marketing işinin neden başarılı bir model olduğunu anlatmaya çalışalım.

Bir işin büyüyen, karlı, başarılı bir iş olması için 4 olmazsa olmaz şart var:

1.  İşin sahibi (ya da sahipleri) kendilerini o işe adamalı ve tam odaklı olmalı,

2. Sunulan ürün ya da servis ayırt edilebilir ölçüde kaliteli olmalı ve müşteri tarafında %100 tatminkar bulunmalı,

3. Başarılı bir iş geliştirme planı ve satış-pazarlama stratejisi ile desteklenmeli,

4. İş alanında başarı göstermiş danışmanların tavsiye, fikir ve yönlendirmelerine açık olmalı.

Elbette, bu reçete diğer başka tüm işler için de geçerlidir.

Network marketing işinde, yine bütün işlerde olduğu gibi,  başarılı olmanın olmazsa olmaz birinci kuralı, listenin birinci sırasındaki kurala bağlı! Yani size.

Diğer üçü sizin seçeceğiniz şirkette zaten aramanız, dikkat etmeniz gereken hususlar olmalı.

Doğru şirkette,

Ürün ya da hizmet %100 tatmin garantilidir, evinizin rahatlığında sipariş verirsiniz, kapınıza teslim edilir, beğenmezseniz koşulsuz iade edersiniz, ürünler benzerlerine bakarak daha ekonomik ve kaliteli olmasının yanında size kendinizi özel hissettirir.

Satış ve pazarlama planı serbest girişimciyi teşvik eder, klasik ticaretteki aracıları ortadan kaldırarak, onlara ödenen payları adil bir plan dahilinde çalışan distribütöre aktarır.

Eğitim, kişisel gelişim ve danışmanlık alanlarında;  daha önce işi başaranlar,  bilgi ve becerilerini çoğu zaman ücretsiz ya da kolayca ulaşılabilecek bedeller karşılığında size sunarlar.

Bu 4 koşul bir arada gerçekleştiğinde işinizin başarılı olması kaçınılmaz.

Network marketing iş fırsatı size ulaşmak istediğiniz başarının yollarını açabilir, eğer aşağıdaki 3 soruya olumlu ve önyargısız cevap verebiliyorsanız:

1. Ulaşmak istediğiniz bir hayaliniz, hedefiniz var mı?

2. Bu hayalin gerçek olması için çalışmaya, efor harcamaya gerçekten hazır mısınız?

3. Başarısı kanıtlanmış birkaç basit yöntemi severek (zoraki değil) uygulamak ister miydiniz?

(3 evet)  —>>> O halde size yardımcı olabiliriz.

Yorum yapın

Kategorisi network marketing

Felix’in hayal defteri

Bir adam çıktı, dünyanın tam tepesinden atladı!! Kaç gündür bu büyük başarı hikayesini izliyoruz, okuyoruz.

Haber bugünkü Hürriyet gazetesinden:

Daha çocukken gözü yükseklerdeymiş

Baumgartner, Pazar akşamı yaptığı serbest dalışla bu alandaki bütün rekorları alt üst ederken, beş yaşından beri bugünü beklediği de Facebook sayfasında paylaştığı bir resimle (üstteki resim) anlaşıldı.

43 yaşındaki Avusturyalı sporcu, 1974 yılında çizdiği ve annesine hediye ettiği bir resimde güneşli bir gökyüzünde sırtında paraşütle süzülürken görülüyor. Hayalperest Felix’in annesi de gözlerini gökyüzüne dikmiş bir halde aşağıda oğlunu bekliyor.

Resme yorum olarak “Bir rüyam vardı… o da buydu!!!” yazan Baumgartner, hikayesini de şöyle anlattı: “Bu resmi çizip anneme vermiştim. 23 Ağustos 1986’da ilk serbest dalışımı yaptığımda, annem resmi bana geri verdi. Düşüncelerinizin ve vizyonunuzun sizi nerelere getirdiğini görmek çok ilginç. Eğer odaklanırsanız ve işi sıkı tutarsanız, ne kadar zor olursa olsun başarabilirsiniz.”

Gerçekten müthiş!

Peki ya şu hikaye nasıl? Bu da çok bilinen bir hikayedir (şu adresten kopyalanmıştır):

Harvard Üniversitesinde 60 sene önce yapılan bir araştırmada, araştırmacılar kaç öğrencinin açık açık yazılmış spesifik hedefleri ve bunlara ulaşmak için planları olduğunu öğrenmek için 1953 yılında mezun olacak bir sınıfta anket yapmışlar. 

Dünyanın en meşhur üniversitelerinden birinde, çok zeki insanların bulunduğu bu sınıfta çoğunun -bu tür hedef ve planlarının- olacağını beklerdiniz, değil mi? Yanına bile yaklaşamadınız.

Esasında, sınıfın sadece yüzde 3’ü zaman ayırıp hedeflerini yazmış. İşin daha ilginci,  20 yıl sonra, araştırmacılar aynı mezun grubuna hayatta başlarından neler geçtiğini öğrenmek için tekrar anket yapmışlar.  Hedeflerini yazan o yüzde 3’lük öğrenci grubunun sınıfın kalan yüzde 97’sinin servetlerinin toplamından daha fazla servet edindiği ortaya çıkmış! Araştırmacılar bu insanların diğer sınıf arkadaşlarından daha sağlıklı ve mutlu göründüklerini de bildirmişler.

Felix, yıllarca çizdiği hayale, görselleştirerek beynine kazıyıp canlandırdığı o sonuca odaklandı yıllarca. Harward’lı %3′lük grup herkesten farklı olarak yazılı hedefler koydular kendilerine. Her iki örnekte de başaranlar hayallerini/hedeflerini yazdılar, çizdiler, resimlediler ve sürekli odaklı kalmalarını sağlayacak şekilde göz önünde tuttular. Bir hayal defteri yaptılar kendilerine.

Sizin hayal defteriniz var mı?

Varsa harika, biz esasında sizi arıyoruz. Diğer başka fırsatların yanında belki network marketing iş fırsatı ile hayallerinize ulaşacaksınız.

Bu hayallerinize ne kadar odaklısınız, bundan haber verin siz bize! İş ile ilgili öğrenme süreci en kolay olan şey.

Konfor alanınızdan çıkmaya, yeniden öğrenci olmaya hazır mısınız bunu söyleyin bize! Zor olan öğrenmek değil inanın! Bu sebeple gelin tanışalım.

Eğer bir hayal (ya da dilerseniz Harward örneğinden yola çıkarak hedef deyin) defteriniz yoksa, size tavsiyem, hemen bir tane oluşturun. Felix,  39 km’den atlamak için yalnızca deli miydi derseniz? Yoksa odaklı mı?

Benim hayal defterim var mı? EVET VAR.

Ve enteresan, bunu hazırladığım andan itibaren her bir hayalimin birer birer hayata geçmeye başladığını, bazılarını şimdiden başardığımı görmek İNANILMAZ.

Yorum yapın

Kategorisi finansal özgürlük

Dünya Doğrudan Satış İstatistikleri – 2011

Dünya doğrudan satış dernekleri federasyonu (WFDSA)  2011 yılına ait dünya doğrudan satış istatistikleri raporunu yayınladı. Linkten detaylarına ulaşabilirsiniz.

Bazı ülkelere özel  ülke raporlarına (Türkiye dahil) ise şu linkten ulaşabilirsiniz.

Rapor bir kez daha şaşırtıcı olmayan şekilde, hem dünyada, hem de Türkiye’de sürekli büyüyen bir sektörü işaret ediyor.

Önceki yıllar için şu yazıları inceleyebilir, o yıllara ait dataları da görebilirsiniz:

2010 verileri

2009 verileri

wfdsa’in doğrudan satışçı tanımı, bu rapordan kayıt etmeye değer, aynen alıntılıyorum:

Doğrudan satışçılar kendi işlerini kuran, kariyer odaklı veyahut yarı zamanlı ekstra gelir kazanan girişimcilerdir. Doğrudan satış sayesinde; yeni beceriler kazanırlar, yeni arkadaşlar/ortaklar edinirler, kendilerine güvenleri yüksek oranda artar ve doğrudan satış şirketlerinin yürüttükleri birçok sosyal sorumluluk inisiyatifleri aracılığıyla topluma geri katkı sağlama fırsatına sahip olurlar. Bu çeşitlilikteki gruptaki insanlar,  doğrudan satış şirketinin bir temsilcisi olmadan önce çok defa  şirketin ürün ya da servislerinin birer müşterisi olarak başlamışlardır.  Doğrudan satışçı olarak hepsi, kendilerine sunulan yüksek oranlı indirimlerden hoşlanırlar ve esasında bazıları yalnızca bu indirimli ürünlerin keyfini çıkarmayı  seçerler ve satış yapmaya hiç karar vermezler.

Sizin ilgi alanınızda hangisi varsa, o alanda size yardımcı olabiliriz.

Yorum yapın

Kategorisi network marketing